"Enter"a basıp içeriğe geçin

Zafer UĞUR Yazılar

IPv6 broadcast yayını

IPv4′ ten IPv6’ya geçişte öne çıkan en önemli özellik adreslenebilen ip sayısındaki artış olarak gözükmektedir. Ancak buna  ilave olarak broadcast yayınının ortadan kaldırılması gibi faydalar da göze çarpmakta. Aslında tam anlamıyla broadcast yayını kaldırılmadı. Broadcast’in yaptığı işlem multicast ve anycast ile yapılmaya başlandı. Bunun sebebi ise ağdaki gereksiz trafik yoğunluğunu ortadan kaldırmak ve DHCP snooping, dynamic arp inspection, arp zehirlenmesi gibi saldırılarında ortadan kaldırılmasına yardımcı olmaktır. IPv6 ile broadcast yanında DHCP ve ARP servisleri de değişime uğradı. DHCP yerine DHCPv6 , ARP yerine Neighbor discovery önem kazandı.

IPv4 sistemlerde anahtar cihazlar ARP tablosunu doldurmak için sorgu çektiklerinde ARP zehirlenmesi ile karşılaşabilirler.

Bu durum küçük networklerde göze çarpmasa da büyük networklerde ciddi bir ağ trafiği oluşturabilmektedir.

Yorum Bırak

Uçurumun kenarındayım hızır…

Get the Flash Player to see this content.

Uçurumun kenarındayım Hızır
Ulu dilber kalesinin burcunda
Muhteşem belaya nazır
Topuklarım boşluğun avcunda
Derin yar adımı çağırır
Dikildim parmaklarımın ucunda
Bir gamzelik rüzgâr yetecek
Ha itti beni, ha itecek
Uçurumun kenarındayım Hızır
Civan hazır
Divan hazır
Ferman hazır
Kurban hazır

Yorum Bırak

Kalbimizin mi, aklımızın mı peşinden gidelim?

Kahramanmaraş’tan Göksun’a giderken karşıdan gelen bir  bisikletli    gördüm. Kendisini geçtikten sonra Yakup Bey’e ‘U’ dönüşü yapmasını  ve bisikletçiye yanaşmasını rica ettim.

Bisikletçinin İtalya’dan Türkiye üzerinden Hindistan’a doğru gittiğini  öğrendim. Oldukça yorgun görünen bu İtalyan gence ‘Akşam saat 5’te    Kahramanmaraş’ta buluşalım, sana bir yemek ısmarlayayım.’ dedim.

Akşamleyin saat beş olduğunda ortada yoktu; bisikletle belki hâlâ  varamamış ya da adresi bulamamış olabilir diye düşündüm. Yirmi  dakika sonra buluşma noktasına ulaştı. Ekip arkadaşım Serpil Ata ve  Jakopo Pizzetti isimli bu İtalyan ile yemeğe gittik. Yemeğe başlarken  “Bismillah” deyince şaşırdım. “Sen bunu nereden öğrendin?” deyince, “Bismillah for food, maşallah for truck. (Yemek için Bismillah, kamyon için Maşallah)” diye cevap verdi.

Lise mezunu olduğunu sohbet sırasında öğrenince ülkesine dönünce meslek yüksekokulunda ya da üniversite okumayı düşünebileceğini söyledim. O da olabileceğini ama şu anda böyle bir planı olmadığını söyledi. Ben de sertifikaların ve kâğıtların ona toplumda daha yüksek bir yer sağlayabileceğini aktardım. O da dünyada çok farklı hayat seçenekleri olduğunu, kendisinin kâğıtların yolunu değil, kalbinin yolunu seçtiğini söyledi. Bazı insanlar hayatlarını kâğıtlar ve sertifikalar için harcarlar. Kolej sınavları, üniversite sınavları, master, doktora, devlet memurluğu sınavları ve benzerleri, tapular derken bir anda bir bakarız hayat bitmiş, mezara girmişiz ve para dahil tüm kâğıtlar yukarıda kalmış…

3 Yorum